Türkiye'yi AKP eliyle kuşatan karanlık ağ: Nakşibendi iktidarı.

img acıklama

Achilleus

Üye
26 Mar 2021
1,004

Türkiye'yi AKP eliyle kuşatan karanlık ağ: Nakşibendi iktidarı.

Menzil Cemaati



Menzil Cemaati, Nakşibendiye'ye bağlı olup Türkiye'deki cemaatler arasında en fazla mensubu olanlardandır. Menzil Cemâati "Muhammed Raşit Erol" tarafından kurulmuştur. Bugün önderleri Abdulbaki Elhüseyni'dr. Adıyaman merkezli olup cemaat Ankara ve İstanbul'da da mevcuttur. Cemaatin mensupları özel sektörün içinde yer aldığı gibi devletin kamu kurumlarında da memur olarak çalışan mensupları vardır. Türk siyasetçilerden ve Türkiye Cumhuriyeti eski devlet bakanlarından da Menzil Cemaati'ne mensup kişiler vardır. Menzil mensuplarının kurduğu Semerkand vakfı, turizm şirketleri, medya organları, vakıflar ve eğitim kurumları gibi farklı şirket ve yapılanmalar; cemaatin birincil ekonomik kaynağını oluşturmaktadır. Cemaatin merkezi Adıyaman ilidir. Menzil ismini de ortaya çıktığı Adıyaman'ın Kahta ilçesindeki Menzil köyünden almaktadır.


Tarihçe

Menzil Tarikatı Nakşibendi'nin Halidiyye yolundandır.

Menzil'in çok ziyaretçi çekmesi üzerine Muhammed Raşid, 12 Eylül askeri yönetimi tarafından Gökçeada'da zorunlu ikamete gönderilmiş, fakat sağlık problemleri yüzünden Konsey kararı ile Ankara'ya yerleşmiş, sonra Menzil'e dönmüştür.

12 Eylül'de idamla yargılandıktan sonra afla serbest kalan bazı eski ülkücülerin de cemaate katılmalarıyla Menzilciler Orta Anadolu, Ege, Akdeniz, Marmara ve hatta Trakya bölgesinde de daha etkili olmaya başladılar. Özellikle Menzil Şeyhi Erol'un Alparslan Türkeş'e karşı bayrak açan Büyük Birlik Partisi lideri, eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve eski Maraş Ülkü Ocakları Başkanı Ökkeş Kenger Şendiler gibi önemli siyasi isimler, onun müridleriydiler. Eskiden bakanlık görevi icra eden Recep Akdağ ve Taner Yıldız'ın da Menzil mensubu olduğu dile getirilmektedir.

Vikipedi, özgür ansiklopedi

https://haber.sol.org.tr/toplum/turk...ktidari-203910

**

Tarih: 17 Aralık 1927. Atatürk, Meclis kürsüsünden şöyle sesleniyor:

Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil: bilakis bu tip yapılar, din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlıyı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki, bazı kişiler, bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir.

Erdoğanla Gülen Cemaati, ya da kendi deyişleriyle, "Hizmet Hareketi" arasındaki Geziden beri şiddetlenen kavga, hükümetin dershaneleri kapatma projesiyle patladı.

Erdoğan: Daha bunlar iyi günleriniz. Neler neler olacak! dedi.

Mafyalaşan, tarikatlara teslim olan, faşist bir iktidar ancak halkın demokrasi mücadelesi ile geriletilebilir. Mafyasız, tarikatsız bir iktidar, ancak halkın kendi iktidarını kurduğunda mümkündür.

Kurtlar sofrasındaki kavgaları seyretmekle yetinmeyelim. Demokrasi, özgürlük mücadelesini yükseltelim.
 
Üst Alt