Türk Dil Kurumu'nun Kuruluşu

img acıklama

Linux

Kurucu
Yönetici
Radyo Founder
13 Şub 2021
2,398
İslâm dininin benimsenmesinden sonra dilimize birçok yabancı sözcükler ve kurallar girmeye başlamıştır. Zamanla ortaya «Osmanlıca» adı verilen yapay bir dil çıkmıştır. Arapça, Farsça ve Türkçenin karışımından oluşan bu dili halk anlamıyordu. Bu yüzden halkla devlet arasında bir kopukluk vardı.

Cumhuriyet kurulduğunda da bu durum sürüp gitmekteydi. Türkçeyi yabancı sözcüklerden arıtarak yeniden ulusal bir kültür dili durumuna getirmek gerekiyordu. Osmanlıca ile yazılmış ders kitaplarını öğrenciler anlamakta güçlük çekiyorlardı.

Yeni Türk Alfabesi kabul edilince Atatürk, artık dil işinin de ele alınması zamanının geldiğini söyledi. Onun bu uyarısı üzerine yoğun bir çalışma başladı. 12 Temmuz 1932 tarihinde «Türk Dili Tetkik Cemiyeti» kuruldu. Daha sonra «Türk Dil Kurumu» adını alan bu dernek, Türkçenin sadeleşmesi konusunda büyük işler yaptı. Dil bilginlerini ve uzmanlarını bir araya getirerek dilimizi aslındaki zenginliğe ve güzelliğe kavuşturdu. Yazı dili ile konuşma dili arasındaki ikilik kalktı. Yabancı kökenli sözcükler ve terimler atılarak, yerlerine Türkçe karşılıklar bulundu. Dilimizin kuralları saptanarak bugünkü dilbilgisi kitapları yazıldı. Kısaca, Türk Dil Kurumu'nun öncülüğünde yapılan bilimsel çalışmalarla, Türkçemiz de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarılarak bugün herkesin birbiriyle anlaşabileceği ulusal bir dil oldu.

Türk Dil Kurumu
Türk Dil Kurumu (TDK);
Türk Dili üzerindeki bilimsel çalışma ve araştırmaları gerçekleştirmek, dil devrimi için uygun ilkeleri saptamak, Türkçenin kaynaklarını değerlendirmek ve dilde özleşmeyi benimsetmek amacıyla, Atatürk'ün yönergesiyle 12 Temmuz 1932'de, Türk Tarih Tetkik Cemiyetine ek ve koşut olarak örgütlenen kurumdur. (ilk adı: Türk Dili Tetkik Cemiyeti). Bütün bu amaçları bir düzene sokmak ve değişik görüşleri saptamak üzere 1. Türk Dil Kurultayı 26 Eylül 1932'de Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı, 7 maddelik programla merkez heyetini belirledi.*

Gerekli çalışma kolları ayrıldı (lugat-ıstılah, gramer, sentaks, derleme lengüistik-filoloji, etimoloji, neşriyat); derleme, yabancı sözcüklere karşılık bulma, tarama, terim, gramer, sözlük işlerine ayrıcalık ve öncelik tanındı, yayınlara başlandı: Türk Dili (belleten, kitaplar). İkinci Kurultay 18 Ağustos 1934'te Dolmabahçe Sarayı'nda, üçüncüsü 24 Ağustos-31 Ağustos 1936'da toplandı (Güneş-Dil Teorisi'nin konuşulmasına konu oldu). Yeni tüzük gereğince Türk Dil Kurumu adı bu kurultayda benimsendi. Savaş yüzenden 4. Kurultay 1942'de Ankara'da DTCF salonunda toplandı.*

Atatürk'ün vasiyetnamesi gereği özel miras hakkıyla çalışmalar ve yayınlar sürdürüldü: 5. Kurultay 1945, 6. Kurultay 1949, olağanüstü kurultay 1951'de, 7. Kurultay 1954'te, 8.'si 1957'de (kurum 1959 sonunda kendi yeni yapısına taşınmıştır), 9. Kurultay 1960'ta DTCF yapısında, 10. Kurultay 1963'te, olağanüstü kurultay 1964'te, 11.'si 1966'da, 12. Kurultay 1969'da gerçekleştirildi; düzenli aralıklarla 1980'e gelindi; yeni yasalarla TDK kaldırılarak yerine Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu örgütlendi (1982 Anayasası, madde 134).
 
Üst Alt