Fotoğraf Terimleri (E-F)

img acıklama

NeseLi

Üye
18 Şub 2021
140
FOTOĞRAF TERİMLERİ (E-F)


E-6 banyo
Diyapozitif (saydam) filmlerin banyo türü.
E-6 processDiyapozitif (saydam) filmlerin geliştirilmesinde kullanılan süreç.
Eberhard etkisi (Eberhard effect)Gustav Eberhard tarafından ilk kez tanımlanan ve negatif üzerindeki farklı yoğunlukların sınırlarında çizgi biçiminde oluşan ve filmin geliştirme banyosu sırasında gerektiği gibi çalkalanmamasından (ajitasyon) kaynaklanan hata.
EBC (Electron Bearn Coating)Mercek kaplamasının elektron ışını vasıtasıyla buharlaştırılarak yapıldığını belirtir.
EdgesYüksek kontrastlı bölgeleri ifade etmek için kullanılan terim.
Eksik geliştirmeGeliştirme banyosunun normalden daha az etkileyici olması. Geliştirme banyosunun süresini kısaltmak ya da sıcaklığını azaltmak buna neden olur. Eksik geliştirme, görüntünün yoğunluğunu ve kontrastlığını azaltır.
Eksik pozlamaFotoğraf makinesinde ya da agrandisörde normalden daha az pozlama yapmak. Eksik pozlama, görüntünün yoğunluğunu ve kontrastı azaltır.
ElektrofotografIşık etkisiyle baskı elde etmeye yarayan grafik tekniği.
Elektronik flaş (electronic flash)Bir elektrik kondansatöründeki (sığaçtaki) elektrik enerjisinin gaz dolu bir tüpten geçerken çıkardığı parlak ışığı, fotoğrafta yapay ve yardımcı aydınlatma kaynağı olarak kullanılmasını sağlayan elektronik düzenek. Verdiği ışığın renk sıcaklığı gün ışığı karşılığı 5400 K'dir.
Elektronik örtücüÖrtücü düzeneğinin açılma ve kapanma arasındaki süreyi, elektronik bir zamanlama ünitesiyle denetleyen sistem.
Elle renklendirmeFotoğrafları suluboya, pastel boya, akrilik ve benzeri boyalar ile renklendirme. Genelde elle renklendirmede özel bir ağartıcı kullanılarak yoğunluğu azaltılmış siyah-beyaz baskılar tercih edilir.
Emniyetli ışık (safe light)bkz karanlıkoda ışığı.
Emniyetli film (safety film)Taşıyıcı tabanı selüloz asetattan yapılan filmlere verilen ad. Selüloz asetattan önce kullanılmakta olan selüloz nitrat tabanlı filmler yanıcı olmaları nedeniyle pek çok açıdan sakınca yaratmaktaydı.
Emülsiyon (emulsion)Film ve fotoğraf kartının üzerindeki ışığa karşı kimyasal duyarlı katman. İçinde gümüş tuzcukları olan jelatinden oluşmaktadır. bkz duyarkat.
En açık diyaframEn küçük f sayısının verdiği diyafram açıklığı.
Endoskopik fotoğraf makinesiMide ya da karışık makine sistemleri gibi içine girilemez boşlukların görüntüsünü almak için kullanılan bir tür fotoğraf makinesi.
Enstantane (shutter speed)Fotoğraf makinesinde bulunan obtüratör veya perdenin açık kaldığı ve diyaframdan geçen ışığın filmi ya da algılayıcıyı etkilediği süre. Enstantane (pozlama/ışıklama) süresi saniyenin as ya da üs katları ile ölçülür. (B Bulb) ile 1/16 000 s, . arasındaki değerlerde ayarlanır. bkz örtücü hızı. / Işıklama süresi saniyenin 1/25'i ya da daha kısa olan hızlı bir devinimi, oluşumu anında saptayan fotoğraf çekme yöntemi. / Bu yöntemle çekilen fotoğraf. / Bir anda olan, bir anlık, anlık, ansızın, anlık görünüş.
Enstantane fotoğrafIşıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi. / Bu yöntemle çekilen fotoğraf.
EPSBir görüntüyü Post Script sayfa açıklama biçiminde tutan bir dosya biçimi.
EstetikKişinin kendi sanatsal eylemleri üzerine düşünmesi. Algılama ve algılama duyusu.
Eşdeğerlilik kuralı (reciprocity law)bkz pozlama dengesi kuralı.
EtkenlikBir ışığın bir duyarkatı etkileme özelliği.
EV (elektron Volt)Pozlandırma değeri.
Exif verileriSayısal fotoğraf makinelerinde, otomatik olarak her çekim ile birlikte kayıt edilen (makinenin modeli, çekim tarihi ve saati, (GPS var ise çekim yeri koordinatları), diyafram değeri, enstantane, flaş değeri gibi) çekim bilgileri.
F Fahrenhayt (Fahrenheit scale)Kimi ülkelerde halen kullanılmakta olan sıcaklık ölçüm birimi. Fahrenhayt ölçeğinde suyun donma noktası 320 ºF, kaynama noktası ise 212 ºF'tır.
Fani (phanie)İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti.
Fazla geliştirme (over-development)Geliştirme banyosunun normalden daha fazla etkileyici olması. Geliştirici banyoyu üreten firmanın önerdiği banyo süresinin aşılması buna neden olur. Geliştirme banyosunun süresini ya da sıcaklığını artırmak buna neden olur. Fazla geliştirme, görüntünün yoğunluğunu ve kontrastlığını artırır.
Fazla pozlama (over-exposure)Filmin, fotoğraf kartının ya da algılayıcının açık bir diyafram ya da yavaş bir enstantane hızı seçimi nedeniyle çok fazla ışık almasıdır. Açık tonlu bir sonuç sağlar.
F değeri (f number)bkz diyafram değeri.
F durağı (f stop)Diyafram açıklığını belirten her bir durak. Bir f durağı, duyarkata (filme ya da algılayıcı yüzeyine) ulaşan ışığın değerini iki kat artırmak ya da yarıya düşürmek demektir. Diyafram açıklığını 2'den 2.8'e değiştirme, duyarkata (filme ya da algılayıcıya) ulaşan ışığı ilkinin 1/4 'üne indirmek anlamına gelir. Buna kıyasla diyafram açıklığını 2'den 1.4'e değiştirme duyarkata ulaşan ışık miktarını iki katına çıkarmaktır.
FIAP (Fédération Internationale de l'Art Photographique (La FIAP) / International Federation of Photographic Art)Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu. Scienta (Bilim), Art (Sanat), Lumen (Işık); FIAP'ın üç slogan sözcüğüdür.
Fıçı bozulması -fıçı bükülmesi (barrel distortion)Genel olarak kısa odak uzunluklu ve diyaframı önde bulunan objektiflerde ortaya çıkan ve görüntüdeki düşey hatların bir fıçıyı andıracak biçimde eğilmeleri ile ortaya çıkan görüntü bozulması.
Fiksasyon (fixation)bkz saptama işlemi.
Fikser (fixer)Işığa duyarlı malzemelerde poz görmeyen kısımlardaki emülsiyonun atılmasını sağlayan banyo işlemi.
Film Objektiften geçen görüntünün kalıcılığının sağlanabilmesi amacıyla saydam bir taşıyıcı ve üzeri ışığa duyarlı maddeden oluşan şerit.
Film banyo tankı (tank)Farklı boyutlardaki filmlerin banyo edilmesini sağlayan, içine ışık sızdırmayan ancak sıvı konulabilen, karanlıkta özel bir şekilde içine konulan filmin aydınlık ortamda da banyo yapılabilmesini sağlayan çelik ya da bakalit gibi maddelerden yapılmış kap.
Film değiştirme torbasıSiyah renkli bir malzemeden yapılmış, ışık geçirmeyen ve içine el sokmak için iki kolu olan, aydınlık bir ortamda içinde film değiştirme işlevi yapılabilen torba.
Film düzlemiFotoğraf makinesinin içinde, objektifin arkasında, görüntünün net olarak oluştuğu düzlem. Filmin ya da algılayıcının pozlanmak için durduğu yer. Odak düzlemi olarak da bilinir.
Film hızıFilmin ışığa karşı duyarlılığını gösteren değer. bkz ISO.
Film kasetiİçine ışık geçirmeyen, makaraya sarılı filmi içinde koruyan ve hareketini sağlayan, metal ya da plastikten yapılmış film taşıyıcı.
Film tarayıcıSaydam (diya) veya negatif filmlerin sayısal olarak algılanmasını sağlayan aygıt. Pozitif ve negatif filmlerden ara basamak oluşturmadan fotoğraf dosyaları yapabilir.
Film taşıyıcıİçine film konulan, ışık geçirmeyen, filmin hareketini sağlayan ve fotoğraf makinesine kolaylıkla takılıp çıkartılabilen kapalı kutu sistemi; magazin. Orta boy (roll film) fotoğraf makinelerinde kullanılır.
Filtre (filters)Objektifin önüne takılan ve renk tonlarını ayarlamaya yarayan cam; süzek. İçinden geçen ışığın özelliklerinde çeşitli değişiklikler yaratan cam, jelatin ya da asetattan yapılmış, çeşitli renklerdeki araçlardır. Fotoğraftaki son görüntüyü değiştirmek amacıyla objektifin ön kısmına takılan her şey filtredir. Filtrelerin, dairesel polarize, ısıtan, yıldız, yumuşatıcı çeşitlerinin yanında fotoğrafın tamamen rengini değiştiren çeşitleri de bulunmaktadır.
Filtre adaptörüFiltre taşıyıcısını objektife bağlamaya yarayan bir araç.
Filtre çarpanı (filter factory / filtre faktörü)Her filtre fotoğraf makinesinin duyarkatına (film ya da algılayıcı yüzeyine) ulaşması gereken ışığın bir kısmını soğurur. Bu nedenle filtreli çekimlerde örtücü hızının artırılması ya da diyaframın açılması gerekir. Bu durumu filtre üzerinde belirten sayıya filtre çarpanı denir. Pozlandırmanın kaç stop artırılacağı (+) veya (X) ile gösterilir. +1, pozlandırmanın 1 stop; +2, 2 stop; +3, 3 stop fazla olması gerektiğini ifade eder. Pozlandırmanın X2, pozlandırmanın 1 stop; X4, 2 stop ve X8, 3 stop fazla olması gerektiğini ifade eder.
Filtre taşıyıcıFotoğraf çekimi sırasında kullanılacak olan filtreyi objektifin önünde tutan taşıyıcı.
FirewireFotoğraf makinesi veya tarayıcı ile bilgisayar arasında güncel ve hızlı bir bağlanma sistemi.
Fiziksel geliştirme (physical development)Herhangi bir kimyasal geliştirme ve değişim olmaksızın görüntünün oluşturulması süreci. fiziksel geliştirici banyo eriyiklerindeki gümüş, fiziksel geliştirme işlemi sonucunda, ışık görmüş olan gümüş tuzları tarafından çekilmekte ve kendi üstlerine yapışmaları sağlanmaktadır. Bu yöntem, geliştirme sürecinin denetlenememesi nedeniyle pek kullanılmaz.
Flaş (flash)Ani ışık, şimşek çakması anlamında bir sözcük. Yeterli ışık olmayan konumlarda, kısa süreli fakat çok parlak ışık yayan, yapay aydınlatma kaynağı; çakıntı. Elektronik ve magnezyum flaşlar olmak üzere iki türü vardır. Fotoğraf makinesinin üzerindeki tümleşik flaşlar en fazla 3 metreye kadar iş görür. Kızağa yerleştirilerek kullanılan speed light TTL flaşlar ise gerekli ışığı makinenin ölçüm sistemi ile uyumlu biçimde ölçerek çakarlar.
Flaş bellek (flash memory - FM)Kendi güç kaynağı olmadan verileri kayıtlı tutabilen ve tekrar tekrar kayıt yapılabilen elektronik bellek. Sayısal fotoğraf makinelerinde en çok tercih edilen bellek türüdür.
Flaş eşlemesi (flash syncronization)Flaş ışığının yanıp en üst ışık verme noktasına ulaştığı an, örtücünün tam olarak açılmasını ve ışıkla birlikte eşzamanlı olarak kapanmasını sağlayan sistem; flaş senkronu. bkz flaş senkronizasyonu.
Flaş kablosuFlaş kızağının ve TTL flaşların üretilmediği dönemlerde, flaşın fotoğraf makinesine bağlantısını sağlamak için kullanılan kablodur. Flaşın, kablo mesafesinden kullanılmasını sağlar. Oldukça ince ve kırılgandır
Flaş kızağıFotoğraf makinesinin üzerinde yer alan flaş takmaya uygun yuva.
Flaş senkronizasyonu (flash syncronization)Flaşın, obtüratörün açılmasıyla uyumlu olarak çalışmasıdır. Flaş senkronizasyonu için gerekli olan örtücü (enstantane) hızı makinenin türüne göre değişir (1/125 s, 1/60 s gibi). Kendi içinde flaşı olan kompakt makinelerde ve özel kullanımlı flaşa sahip SLR makinelerde doğru örtücü hızı otomatik olarak ayarlanır. Fotoğraf makinelerinde genellikle iki tür flaş eşlemesi bulunmaktadır. Bunlardan "X" işaretli olan elektronik, "M" işaretli olanı magnezyum flaşlar için kullanılan eşleme noktalarıdır. bkz flaş eşlemesi.
Flaş yuvasıFlaş iki türlü kullanılabilir, flaş kablosu ile ya da flaş yuvasına takılarak. Kızaklı tip flaşlar fotoğraf makinesinin üstünde yer alan yuvaya geçirilir ve her iki taraftaki akım ileticiler sayesinde flaş çalıştırılır. bkz flaş kablosu.
Flu / flulukNet olmayan fotoğraf ya da bir bölümü netlik alanının dışında kalan yer.
Fokal (focal)Objektiflerin odak uzaklığı, odak uzunluğu.
Fokometri (focusmetri)Odakölçüm.
Fokometre (focusmeter)Fotoğraf makinelerinin objektiflerinin ve merceklerin odak uzaklığını ölçen ve sapınçlarını belirleyen aygıt; odakölçer; lensometre.
Fon müziğiBir sunum yapılırken ona eşlik eden müzik.
FormatFotoğraf makinesinin verdiği görüntünün en ve boy olarak uzunluğu. bkz boyut.
Foto (photo)Işık anlamında bir önek: fotokimya, fotometre vb. / Fotoğraf sözcüğünün kısaltması. Fotoğrafçı sözcüğünün kısaltması.
FotoaugliafobiParlak ışık korkusu.
Fotoelektrik (photoelectric)Işık ışınlarının etkisiyle oluşan (elektron yayını, gerilim oluşumu, direnç ve indüktansta değişmeler vb) tüm elektrik olayları; ışılelektrik.
Fotoelektriksel hücre (photo-electrik cell)bkz ışığa duyarlı elektriksel hücre.
FotofinişAmatör ve profesyonellerin filmlerini geliştirerek baskılarını yapan ticari kuruluşların işi. / Fotofiniş fotoğraf makinelerinin kısa adı.
Fotofiniş fotoğraf makinesiBir yarışın bitişinde, yarışanların varış sırasını kaydetmek için üretilmiş fotoğraf makinesidir. Bitiş çizgisi, ters yönde hareket eden film üzerine dikey bir aralık içinden saptanır.
FotoflueFilm üzerinde kireç vb lekelerin oluşmasını önleyen sıvı kimyasal madde.
Fotofobi (photophobi)Yarattığı rahatsız edici etkiden dolayı kimi kişilerde görülen ışıktan kaçınma eğilimi; ışıktan korkma, ışık korkusu. Işıktan korkma hastalığı.
FotoforTopladığı ışığı bir doğrultuda gönderen bir cins optik sistem.
FotogramObjelerin ışığa duyarlı fotoğraf malzemesinin üzerine doğrudan konması. Objektif kullanılmadan çekilen fotoğraf. Işığa duyarlı madde (film, fotoğrafik kâğıt) agrandisöre yerleştirilir; üzerine de arzu edilen nesneler konulur ve pozlanır. Görüntü negatif kullanılmadan doğrudan elde edilir.
Fotoğraf (Fr photographe)(Yun photos/ışık + grouphos/çizmek > photograph > fotoğraf) Görüntüyü, ışığa karşı duyarlıklı (cam, kâğıt gibi) bir yüzey (duyarkat) üzerinde özel makineyle saptama yöntemi. / Optik ve kimyasal süreçleri kullanarak yüzey üzerinde kalıcı görüntü elde etme. / (mec) Görüntü.
Fotoğraf çekilmekKişinin fotoğraf makinesiyle görüntüsünün tespit edilmesi.
Fotoğraf çekmekFotoğraf makinesiyle bir görüntüyü saptamak, tespit etmek.
Fotoğraf çektirmekFotoğraf makinesiyle bir görüntüyü saptatmak, tespit ettirmek.
FotoğrafçıFotoğraf çeken ya da basan kimse. / Fotoğraf çekilen ya da fotoğraf makinesi satılan yer, fotoğrafhane.
FotoğrafçılıkFotoğraf çekme yöntemi. / Fotoğrafçının mesleği.
FotoğrafhaneFotoğrafçının çalıştığı, fotoğraf çekilen veya fotoğraf makinesi satılan yer, fotoğrafçı.
Fotoğrafını almakFotoğraf makinesiyle görüntüsünü tespit etmek.
FotoğrafikFotoğrafla ilgi. / Fotoğrafçılıkla elde edilen. / Fotoğrafçılıkla ilgili.
Fotoğraf laboratuvarıFilm banyosu, baskı gibi karanlık oda işlemlerinin yapıldığı yer.
Fotoğraf makinesiFotoğraf çekerken görüntüyü duyarlıklı yüzey üzerinde saptamaya yarayan aygıt, kamera.
Fotojen (photogène)Işık yaratan, doğuran.
Fotojenik (Fr photogéniqu)Işığın bazı cisimler üzerine yaptığı kimyasal etki ile ilgili veya bu etkileri yaratma özelliği taşıyan. / Fotoğraf kağıdını çok etkileyen. / Fotoğrafta veya sinema filminde güzel bir etki bırakan yüz, duruş.
Fotojeoloji (Fr photogéologie)Hava fotoğraflarıyla arazide yapılan değerlendirmelerle harita hazırlama.
FotokimyaIşık etkisiyle meydana gelen kimyasal olayları inceleyen bilim dalı.
Fotokopi (Fr photocopie)Bir yazı, kitap veya biçimin fotoğraf yoluyla kopyasını çıkarma; tıpkıçekim.
FotokromografiFotoğrafları sonradan renklendirmek amacıyla Ducos du Hauron tarafından geliştirilmiş olan renkli fotoğraf tekniği.
FotokromotipiMatbaacılıkta renkli fotoğraf basma yöntemi.
Fotolitografi (Fr photolitographie)Işığa duyarlı yüzeylerin üzerine fotomekanik yöntemlerle yapılan baskı yöntemi; taşbaskı.
Fotomekanik (Fr photomécanique)Fotoğraftan fotogravür, fotolitografiki, helyogravür gibi ışığa duyarlı yüzeylerde klişeler kullanarak yapılan baskı yöntemi.
Fotometre (Fr photomètre)Bir ışık kaynağının, belli uzaklıkta oluşturduğu aydınlığı ölçme işinde kullanılan araç, ışıkölçer.
Fotometri (Fr photométrie)Işık ölçümü.
Fotomodel (Fr photomodèle)Fotoğraf sanatı (fotoğraf ya da reklam fotoğrafları) için modellik eden kimse.
Fotomontaj (Fr photomontage)Bir fotoğraftaki eksik kısımları tamamlamak ya da anlatılmak istenen fikre göre yeniden düzenlemek.
FotopentürFotoğrafın boya ile boyanması.
FotopiGözün ışığa uyumu.
FotoromanBir metinle, bir dizi fotoğraftan oluşan öykü ya da roman.
Fotosel (photo cell)Üzerine düşen ışığın şiddetiyle orantılı olarak akım üreten ışık algılayıcısı; fotopil, ışıkgöze.
Fotoskop (Fr photoscope)Merceklerin uyumundaki değişiklikleri, onların yüzeylerindeki yansımalarla gözlemeye yarayan aygıt.
FotostereosentezPeşpeşe çekilen fotoğrafların üst üste konmasıyla kabartma etkisi veren fotoğrafik bir yöntem.
Fototek (Fr photothéque)Fotoğraf belgeliği.
FototipDoğrudan doğruya konu üzerinde çekilen fotoğraf.
 
Üst Alt